Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Yakın Görme Tedavisi ve Miyop Tedavisi

Yakın Görme Tedavisi ve Miyop Tedavisi

       Göze katarakt ameliyatı yaptırmak ileri derecede göz hastalığı olanlar için uygundur. Çünkü katarakt hastalığı genel olarak daha ağır bir göz hastalığıdır. İleri derecede katarakta tek tedavi yöntemi şüphesiz lazerle tedavidir. Lazerle yapılan tedavilere alınan sonuçlar çok daha hızlı ve olumludur. Eskiden bu kadar kolay olmuyordu. Özellikle kaybedilen görme oranı bir daha yerine getirilemiyordu. Aama artık tıp sektörünün iyice gelişmesiyle birlikte bu alanda birçok alternatifinde oluşması bizim için ve tüm hastaların için çok olumlu bir gelişme oldu. Göz için yapılan yakın görme ve miyop tedavileri artık çok daha hızlı yapılıyor. Hastalar normal randevu alarak gidip lazerle yakın görme supracor tedavisi oluyorlar. Artık eskisi gibi değil. Tıp çok ama çok ilerledi. Alanında birçok uzman doktor bulunuyor. Bu sayede tıp sektöründe artık göz ile ilgili uygulanan tedaviler çok daha net sonuç vermektedir.
   Özel hastanelerde yapılan lazerle tedavi genellikle uzman doktorlarca yapılıyor. Çünkü her doktor çok iyi anlayamıyor. Miyop tedavisi lazer ile yapılarak birçok hastanın miyop ile ilgili sorunu ortadan kalkmıştır. Tam olarak ortadan kalkmasa da gözdeki hasarın çoğunluğu düzeltilmiştir. Göz ile ilgili yapıalcak olan tedavilerde hassaslık çok ama çok önemlidir. Çünkü göz vücudumuzun en hassas organlarından biridir. Vücudumuzun en hassas organlarından biri olan gözümüzü her türlü tehlikeden korumalıyız. Dışarda yürürken bile gözümüze birşey sıçraması bizim gözümüzü kör etmeye kadar bile gidebilir. Gözümüzün çok fazla toz alacağı veya gözümüze zarar gelebilecek yerlerde gözlük kullanmalıyız. Güneşinde gözümüze getirebilecek olumsuz etkilerinden korunmak için bir güneş gözlüğü kullanmak en akıllıcasıdır.

  Güneşin zararlı ultraviyole ışınları vardır. Bu ışınlar gözünüzün tam olarak dışarıda net görememesine neden olur. Hatta uzun süreli bakışlarda gözde sulanma meydana gelebilmektedir. Bunun için gözün daha iyi korunmasına yönelik olarak zaman zaman böyle durumlarda, özellikle yaz aylarında öğle vakitlerinde kesinlikle ama kesinlikle güneş gözlüğü kullanmalısınız. Öyle her güneş gözlüğününde etkisi olumlu olmayabilir. Bazı sahte güneş gözlüklerinin hiçbir manası yoktur. Çünkü yine de göze gelen ultraviyole ışınlara engel olamaz. Böylece gözümüzü hem rahatsız etmiş olur. Hem de zarar vermiş olur. Kış aylarında dagüneş olduğu vakitler gözlüğünüzü yanınıza almalısınız. Yakın zamanda göz ile ilgili işlem gördüyseniz, zaten bu durumda gözlüksüz çıkmanızı doktor yasaklayacaktır. Belli bir süre güneşte dolaşacaksanız gözlük takmak zorunda kalacaksınız. Böylece gözünüzü korumuş olacaksınız. Tedavi sürecide daha hızlı ilerlemiş olacaktır.

Tıp Dilinde Komedon Anlamı Nedir Komedon Neye Denir?

Tıpta Komedon
Tıbbi İsmi Komedon'un Türkçe Anlamı Nedir

Tıp dilinde kullanılan bir çok yabancı ve Latince kelimeler vardır.
Bu yabancı ve latince kelimelerin Türkçe anlamları nedir?
Nerelerde kullanılır?
Vücudumuzun hangi bölgesidir?
Tıp terimlerinin Türkçe karşıtları nedir?
Yabancı kelimelerden oluşan tıp dilinin, tıbbi terimlerin halk arasında bilinen anlamı nedir?
Hepsini tıp öğrencilerine faydalı olacağını umduğumuz için tek tek yazacağız.

Tıpta; Sırt, göğüs ve özellikle burun, çene, alın  bölgelerindeki küçük siyah noktalara "KOMEDON" denir

AMETİST TAŞI NEDİR - STRESİ AZALTAN AMETİST TAŞININ FAYDALARI NELER - AMETİST TAŞININ İNSAN ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

ametist taşı nedir, ametist taşı nın özellikleri, ametist taşının faydaları, ametist taşı stresi azaltan taş, ametist taşının özellikleri neler, ametist taşının ne gibi özellikleri var, ametist taşını nerden alabilirim, ametist taşı nerde satılıyor, ametist taşı kaç para, ametist taşı ve stres, stresi azaltan taş hangisidir,



Hepimiz gündelik yaşamımızda stresten uzak kalmanın yollarını aramak yada denemek için büyük uğraşlar veririz. Gerek işyerlerimizde, gerek evimizde hatta en çok da yollarda trafikte sakin olmaya
çalışmak hepimizin çilesidir. Ne kadar uzak kalmaya çalışsaak da stres her yerde bir şekilde bizi bulur. Stresten uzak kalmak için hemen hemen herkesin kendine göre yöntemleri vardır.

Stresten kurtulmanın ve stresi uzaklaştırmanın dağıtmanın en bilindik yöntemi ise Ametist taşıdır. Geçmişten beri insanların gündelik yaşamdaki  olumsuzluklara karşı koruduğuna inandığı taş olan Ametist taşını üzerinizde bulundurmanız yetiyor. Huzur ve sakinlik veren bu taş tüm olumsuzlukları üzerinizden atmaya birebirdir.

Sizlere bu yazımızda Ametist taşı nedir, Ametist taşının özellikleri neler, Ametist taşını nasıl kullanmamız gerekir, nerden bulabiliriz ve nerelerde durması gerekiyor gibi Ametist taşının özelliklerini ve Ametist taşının faydalarını sizler için derledik.


Ametist Taşı Nedir

Ametist  taşı gündelik yaşamımızda kesinlikle üzerimizde bulundurmamız gereken stresten ve gün içindeki bütün olumsuzluklara karşı bizi koruyan muhteşem bir taştır.
Ametist, genellikle mücevher olarak kullanılan mor renkli bir Kuvars (Silisyum dioksit, SiO2) türüdür. Pembemsi menekşe renginden koyu mor renge doğru geniş bir renk skalasına sahip olan Ametist, bu renkleri içeriğinde bulunan demirden almaktadır.


Tarihte Ametist Taşının Sağladıkları

Ametist çağlar boyunca çok çeşitli uygarlıklar tarafından sıkça kullanılan bir taş olmuştur. Büyük maden yataklarının keşfine kadar Ametist, Elmas ve benzeri kıymetli taşlarla aynı kategoride bulunmuştur.

Eski mısırlılar Ametist taşını oyma desenler ile süsleyip mücevher olarak kullanmışlardır. Eski yunanlılar Ametist taşının sarhoşluk giderici özelliği olduğuna inanırken, orta çağ Avrupasında askerler iyileştirme ve insanı soğukkanlı tutma özelliği olduğuna inanarak savaşlarda Ametist taşı takmışlardır. Yine Avrupa içerisinde bulunan bazı Anglosakson mezarlarında Ametist taşından yapılma tespih taneleribulunmuştur.

Leonardo Da Vinci, Ametist taşının şeytani ve günahkar düşünceleri yok ettiğini ve zekayı canlandırdığını yazmıştır. Dindarlığın ve saflığın sembolü olarak görülen Ametist, orta çağ boyunca başta Katolik Kilisesi olmak üzere diğer dini grup ve kiliselerde değer verilmiş ve özellikle oymalarda çokça kullanılmıştır.
Ametist taşının bir diğer özelliği ise zihinsel konsantrasyonu sağlamada yardımcı olmasıdır. Geçmişte düşünürlerin ve filozofların daima kuvars küreler bulundurmaları, bir kuvars çeşidi olan Ametistin zihinsel konsantrasyonu pozitif yönde nasıl etkilediğinin bir kanıtıdır. Tüm bunların yanısıra Ametist, insanda ve ortamda bulunan negatif enerjiyi kendisine çekmektedir.



Ametist Taşının İnsan Üzerindeki Etkileri Nelerdir

Fiziksel Özellikleri

- Bedende oluşan fazla elektriksel yükleri bünyesine çekip absorbe ederek beynin daha verimli çalışmasını sağlar.
- İçinde bulunduğu ortamın (ev, ofis vb.) negatif enerjisini bünyesine çekerek ortamın pozitif enerjisini arttırır. - Ametist taşının yaydığı enerji doğrudan sinir sistemini etkileyerek, aşırı yorgunluğu giderir ve stresi azaltır.
- Bilinen tüm elektronik cihazların sebep olduğu elektromanyetik alanın büyük bir kısmını yakalayarak absorbe eder.

Zihinsel Etkileri 

- Yaydığı enerjinin zihinsel etkilerinden en önemlisi odaklanma probleminin giderilmesine yardımcı olmasıdır.
- Kişiyi rahatsız eden  düşünceleri uzaklaştıran yatıştırıcı bir etkiye sahiptir.
- Ametist taşı astroloji biliminde manevi dünyaya açılan üçüncü gözün simgesi olması sebebiyle “Ruhun Taşı” olarak da bilinmektedir.
- Ametist taşı yaydığı enerji sayesinde kişide uyum ve dengenin oluşup korunmasında yardımcıdır.



Ametist Taşından Faydalanma Şekilleri 

- Ametist taşını odanızda bulundurarak çok çalışmanın verdiği yorgunluk, huzursuzluk ve baş ağrısından kurtulabilirsiniz.
- Bilgisayar ve televizyon gibi kuvvetli elektromanyetik alana sahip olan cihazların yanında bulundurarak bu elektromanyetik alanların etkilerini azaltabilirsiniz.
- Kolye, küpe, yüzük, broş, tesbih yada ham kayaç şeklinde üzerinizde bulundurabilirsiniz.
- Konsantrasyon ve odaklanma problemleri için çalışma masanızın üzerinde vücudunuza yakın bir konumda bulundurabilirsiniz.
- Yatmadan önce bir süre Ametist taşını elinizde tuttuktan sonra yastığınızın altına koyarak uyku kalitenizi arttırabilirsiniz.





Ametist Taşı Hakkında YORUM Yapabilirsiniz.
Ametist Taşı Kullananlar Var mı ?






stresi hangi taşa alıyor, stresi hangi taş azaltıyor, iyi uyku uyumak için ne yapmak gerekir, ametist taşı ve stresi, ametist taşı gerçekten stresi azaltıyormu, ametist taşı gerçekten etkili mi, ametist taşı nasıl kullanılır, ametist taşını nerelerde bulundurmamız gerekir, freeimle.blogspot.com, ametist taşını evde nereye koymalıyız, ametist taşı, ametist, ametist taşı etkileri gerçek mi, ametist taşı stresi alıyor mu, olumsuzlukları alan ametist taşı, olumsuzlukları alan taş hangisi, stresi alan taşın ismi, olumsuzlukları alan taşın ismi

Aile hekimliği ve randevu sistemi

Aile Hekimliği, adından da anlaşıldığı üzere her ailenin sağlık geliğimini takip etmesini görev edinmiş hekimlere deniyor. Amerika başta olmak üzere, pekçok gelişmiş ülkede uygulanan bu sistem, artık Türkiye’de de uygulanmaktadır. Aile hekimleri çocuk, genç, yaslı ayırt etmeksizin ailedeki tüm bireylere hem koruyucu hem de tedavi edici sağlık hizmetleri sunmaktadır. Aile hekimleri hem dahili, hem jinekolojik, hem çocuk sağlığı, hem ruhsal ve psikolojik sorunlarla ilgili temel hastalıkları tanımlayıcı, tedavi edici ve koruyucu sağlık bilgilerine sahip uzman doktorlardır.

Türkiye’de yeni uygulanmaya başlanan aile hekimliği, altı temel ilke üzerine kurulmuştur. Bu ilkeler kapsamlı hizmet, hizmette süreklilik, toplum sağlığı, sağlık hizmetlerinde koordinasyon, koruyucu hekimlik ve aile bütünlüğü olarak sayılabilir. Ayrıca temel esas ise, bireylere sunulan sağlık hizmeti söz konusu olduğunda bu ilkelerin hepsinin bir arada dikkate alınmasıdır. Tüm bunların yanında geniş kapsamlı ve koordinasyonu iyi olan bir sağlık hizmeti süreklilik, aile ve toplum temelinde de bir bütünlük içerir.
Doktortv doktorları gibi uzman hekimlerden oluşan aile hekimliği müessesesinin en önemli ilkesi hizmette sürekliliktir. Aile hekimliğinde vurgulanması gereken önemli bir diğer özellik ise, önceliğin hastalık değil hasta olması prensibidir. Zaten bu prensip bir anlamda aile hekimliğinin de kuruluş amacını özetlemektedir. Diğer uzmanlık dallarından farklı olarak, hastaların aile hekimlerine başvurmaları için belli bir sorunlarının olması, belli bir yaş grubunda olmaları ya da belli bir cinsiyette olmaları gerekmez. Hastalar aile hekimlerine rahatsızlık hissettikleri her konuda başvurabilirler.
Aile hekimi randevu sistemi de yine diğer randevu sisteminde olduğu gibi Sağlık Bakanlığı tarafından kontrol ediliyor. Bu konuda hizmet sunmak isteyen bazı özel siteler de bulunmasına rağmen, bakanlık bu sitelerin hizmetlerine izin vermemekte ve aile hekimi randevusu almak isteyenleri kendi sitesine yönlendirmektedir.

Online Hastane Randevu Alma Merkezinden (Mhrs) Nasıl Randevu Alınır?

Merkezi hastane randevu sistemi (mhrs) online hastane randevu alma, devlet hastanesi randevu al, mhrs muayene randevu, e randevu nasıl alabilirim hakkında geniş ayrıntılı bilgiler..
ALO 182 hattını aradığımda en erken hangi zamana randevu alabilirim?

Aradığınız tarihten itibaren en erken 1 gün sonrası için randevu alabilirsiniz. Dilerseniz 15 gün sonrasına kadar herhangi bir güne randevu talep edebilirsiniz.
182 hattını aradığımda en fazla kaç randevu alabilirim?
Kendinize ve yakınlarınıza her aramada en fazla dört randevu alabilirsiniz.
Aynı güne kendinize farklı polikliniklerden en fazla iki randevu alabilirsiniz.
Hastane Randevu Merkezinden nasıl randevu alabilirim?
ALO 182 aranarak;
Ev, iş, ankesör ve cep telefonlarından ALO 182 aranır.
Çağrıyı karşılayan operatöre hastanın T.C. Kimlik Numarası verilir.
Randevu talep edilen hastane, poliklinik ve varsa hekim tercihleri operatöre bildirilir.
Operatör uygun tarih ve saat dilimlerini vatandaşa bildirir.
Vatandaş seçimini yaparak randevusunu alır.
Merkezi Hastane Randevu Sistemi Mhrs 182İnternet Üzerinden;
www.hastanerandevu.gov.tr yada www.mhrs.gov.tr adresine giriş yapılır.
Hastane Randevu Merkezine ilk kez giriş yapılırken her vatandaş için ayrı bir hesap açılır.
Bunun için ilgili yönlendirme adımları takip edilir.
Hesap açıldıktan sonra “Randevu Al” butonunu kullanarak T.C. kimlik numarası ve belirlenen şifre ile giriş yapılır.
İstenilen hastane, poliklinik ve hekim tercihi yapılarak randevu alınır.
Mobil Cihaz Kullanarak;
MHRS Mobil uygulaması IOS, Android ve Blackberry işletim sistemine sahip mobil cihazların uygulama marketlerinden indirilerek kullanılır.
Hastane Randevu Merkezine ilk kez giriş yapılırken her vatandaş için ayrı bir hesap açılır.
Bunun için ilgili yönlendirme adımları takip edilir.
Hesap açıldıktan sonra T.C. kimlik numarası ve belirlenen şifre ile giriş yapılır.
İstenilen hastane, poliklinik ve hekim tercihi yapılarak randevu alınır.
Hastane İçi Randevu Alımı;
Hastanelerde görevlendirilen personel yardımı ile kontrol ve konsültasyon randevuları yanında muayene randevusu da alınabilir.
Almış olduğum randevuyu nasıl iptal ettirebilirim?
ALO 182 aranarak;
Ev, iş, ankesör ve cep telefonlarından ALO 182 aranır. Bu arama randevu zamanından en az 80 dakika önce yapılmalıdır.
Çağrıyı karşılayan operatöre hastanın T.C. Kimlik Numarası verilir.
İptal edilecek randevu bilgileri operatör tarafından teyit edildikten sonra randevu iptal edilir.
İnternet üzerinden;
Randevu ekranına hastanın hesabı ile giriş yapıldıktan sonra “Randevu Geçmişi” linkine girilir.
Alınmış tüm randevu bilgilerine erişilir ve istenen iptal işlemi gerçekleştirilir.
Randevu saatinden ne kadar önce hastanede bulunmam gerekiyor?
Aldığınız randevular için Hastanede sigorta ve kayıt işlemleriniz yapılacağından yeterli bir süre önce, örneğin 25-30 dakika kadar önceden hastanede bulunmanız gerekir.

Aspirinin Kalp Krizine Etkisi

Aspirinin Kalp Krizine Etkisi


Aspirin kanı sulandırıcı etkiye sahip. Damar tıkanıklığı, damar sertleşmesi, inme veya kalp krizi gibi pek çok hastalığa karşı etkili.

Kalp krizleri hakkında

Kalp Krizi Belirtileri

Sol kol ağrısı dışında başka işaretleri de var kalp krizinin..

Yoğun ense ağrısı, kusma, terleme de daha seyrek ama gözardı edilmemesi gereken belirtilerden.

Kalp krizinde göğüste illa ki ağrı olacak diye bir şey yok!!.

Uykularında kalp krizi geçiren çoğu (yaklaşık 60%) insan, bir daha uyanamadı.

Yine de, yoğun göğüs ağrısı ile de uyanabilirsiniz.

Kalp krizi sırasında ne yapılmalı - Kalp krizi sırasında yapılması gerekenler

aspirinin faydaları
Diyelim ki başınıza geldi, derhal ağzınıza iki aspirin atın bir damla su ile yutun
Sonra da:
Yakında oturan bir akraba ya da arkadaşınızı arayın.

- "kalp krizi!" deyin
- 2 aspirin aldığınızı da söyleyin .
- Mutfak ya da holden bir sandalye alıp giriş kapısına yakın bir yere oturun
ve, yardımın gelmesini bekleyin.

Sakın yere uzanmayın!

Kalp Krizi ve Aspirin hakkında daha geniş kapsamlı araştırma başka bir konuda paylaşılıcaktır. Facebook Sayfamızı beğenmeyi unutmayın :)

Sol Elini Kullananlar Daha mı Zekidir ?

Psikologlar el ve beyin lateralizasyon çalışmalarına önemli derecede yatırım yaptılar. Ne yazık ki, bu çaba kanıtlanmış sonuçlarla başarısız oldu. Sol elini kullanan kişilerin daha zeki olduklarına dair bugüne değin pek çok şey yazılıp çizildi.


Sol Elini Kullananlar Daha mı Zeki?

Bilim dünyasındaki tartışmalarda konuyla ilgili iki güçlü varsayımdan ilki "bilişsel kalabalık kuramı". Biliyoruz ki beynin sağ yarım küresi ritim, hayal kurma, renkler, boyut, hacim, müzikdil ve sözel becerilerde baskınken, sol yarım küresi daha çok konuşma, matematiksel işlemler, diziler, sayılar ve uzamsal (mekânsal) becerilerde söz sahibi. Sol el hareketlerini beynin sağ küresinin, sağ el hareketlerini ise sol küresinin yönettiğini düşünecek olursak bilişsel kalabalık kuramı solakların uzamsal ve matematiksel becerilerde daha düşük performans göstermelerini öngörüyor. Çünkü bu yetenekleri kontrol eden sağ yarım küre aynı zamanda sol el hareketlerinin de yönetildiği merkez. Yani etkinliği ikiye bölünmüş oluyor. Oysa sağ elini kullananların el hareketlerini sol yarım küre yönetiyor ve sağ yarım kürenin özelleştiği matematiksel yeteneklerde daha başarılı oluyorlar.

İkinci varsayımsa her iki elini de kullanabilenlerin matematiksel becerilerinin daha yüksek olduğunu, çünkü matematiğin sol (dilsel) ve sağ (mekânsal) yarım küreler arasındaki etkileşimi gerektirdiğini söylüyor. Her iki eli kullanabilme becerisininse genelde solaklarda olduğuna dikkat çekerek, solakların matematiksel becerilerinin daha güçlü olduğunu savunuyor. Araştırmaların çoğu ikinci kuramı, yani solakların matematiksel becerilerde daha başarılı olduklarını desteklemekte. Ancak yine de konu hakkında ortaya atılan her bulgu daha fazla araştırmaya gereksinim duyulduğunu vurgulamaya devam ediyor.


Kaynak: Biltek Tubitak

Göz Tembelliği (Ambliyopi) Nedir ?

Göz tembelliği, erken çocukluk yaşında ortaya çıkan ve bir gözün yeterince görememesi şeklinde tanımlanabilecek bir durumdur. Ambliyopi yani göz tembelliği sadece küçük yaşlarda tedavi edilebileceğinden , ebeveynlerin bu konuda son derece hassasiyet göstererek, erken yaşlarda çocukların göz muayenesi olmalarını sağlamaları gerekir. Göz tembelliği teşhisinin gecikmesi halinde ilerleyen yaşlarda insanın hayatını karartabilecek bir bozukluk meydana gelebilir.


Ampliyopi - Göz tembelliği Nedir?


ambliyopi
Bazı durumlarda beyin bu işlevi tam olarak yerine getiremeyebilir ve görülen cisme ait uygun görüntü oluşturulamayabilir. Örneğin çocukluk çağında başlayan ve halk arasında göz tembelliği olarak adlandırılan hastalıkta, gözlerin beyne veri göndermesindeki bozulma nedeniyle görüntü oluşması aksar. Beyinde uygun görüntünün oluşabilmesi için her iki gözün eş zamanlı ve paralel olarak beyne bilgi iletmesi gerekir. Gözlerin birindeki eksen kayması yani şaşılık durumunda veya gözlerden birinde ileri derece görme kusuru olması halinde, her iki gözden beyne gönderilen bilgiler arasında farklılık oluşur. Bu durumda beyinde ideal görüntü oluşturulamaz ve göz tembelliği gelişir.

Göz tembelliği, erken yaşlarda saptanıp tedavi edilmezse görme derecesinde azalmaya sebep olur. İleri yaşlarda uygulanan klasik tedavi yöntemleri, göz tembelliğinin yol açtığı görme kaybını geri getirmekte yetersiz kalmaktadır.

İKİLİ TEST NEDİR - HAMİLELİKTE İKİLİ TEST NEDEN NE ZAMAN YAPILIR

ikili test nedir,ikili test ne zaman yapılır,ikili test nasıl yapılır,ikili testi yaptırmak için kaç haftalık olmak gerekiyor,hamilelikte ikili test nedir,neden ikili test yapılır,ikili test neden yapılmalıdır ,hamilelikte ikili testin önemi,ikili test nasıl yapılıyor,ikili test demek ameliyet mı demek,ikili test yaptırmak nedir,her hamile ikili testi yaptırırmı,ikili testin hamilelik için önemi nedir,ikili test yapılmazsa ne olur,ikili testin sonucu kötü olursa ne olur,2 li test nerelerde hangi hastanede yapılır


Hamilelik ile ilgili diğer yazılarımda paylaşımlarım olmuştu, sizlere daha önce hamilelikte ilaç kullanımı ve hamilelikte dikkat edilmesi gerekenler konulu bir yazı paylaşmıştım,
Şimdi hamilelik döneminde belirli haftalarda yapılması gereken belirli testler vardır.
Bunlar İkili test, Üçlü test, Ultrason Doppler gibi bir çok test vardır, ve bunları yaptırmak öle kolay gibi de değil tam haftasında olması gereken testler.
Yazmızın devamında hangi testin  hangi hafta da yapılacağını paylaşacağim ama öncelikle sizlere bu yazıda İkili test ile ilgili bilgiler vermeye çalışacağım çalıştığım hastaneden tecrübe edinerek yararlı olur inşallah...

İKİLİ TEST NEDİR, NE ZAMAN YAPILIR, İKİLİ TEST NASIL ve NEDEN YAPILIR

İkili test ne zaman yapılır? 

Gebelikte ikili tarama testi gebeliğin 11 - 14 haftaları arasında yapılır. (11 hafta 0 gün - 13 hafta 6 gün) Bu haftalardan önce veya sonra yapılamaz.

Nasıl yapılır? 

Hamilelikte ikili kombine test yapılırken önce ultrason muayenesi yapılır. Ultrasonda bebeğin ense kalınlığı (NT, ense saydamlığı) ve boyu (CRL) ölçülür.
Bu ölçüm sonuçları tetkik kağıdına not edilir. Aynı gün anne bu kağıt ile tahlil için kan vermeye gider. Kanın aç karnına, tok karnına veya günün hangi saatinde verildiği farketmez yalnız ultrasonun yapıldığı gün verilmesi gerekir.
Anneden normal kan tahlillerinde olduğu gibi az miktarda kan tüp içerisine alınır ve bu kanda B-HCG ve PAPP-A tahlilleri yapılır. Bu kan tahlili sonucu çıkan değerler, ultrasonda ölçülen değerler ile birlikte bilgisayar programına girilir.
Ayrıca bilgisayara annenin doğum tarihi, son adet tarihi, kilosu gibi bilgiler de girilir. Bilgisayar programı bu girilen verilen ile risk hesaplaması yapar ve sonuçta trizomi 21 (down sendromu) için risk oranı ve trizomi 18 (Edwards sendromu) için risk oranı diye iki ayrı sonuç verir. Bu oranlar 1/200 , 1/700, 1/2000 gibi yazılıdır sonuç kağıdında...
Bu verilen oranlara göre sonuç düşük riskli veya yüksek riskli şeklinde ikiye ayrılır. Düşük riskli sonuçlarda bir müdahale yapılmazken yüksek riskli sonuçlarda CVS veya amniyosentez yapılabilir, buna doktorun aydınlatması ile aile karar vermelidir.

Sonuç kan günde çıkar? 

Hastaneye ve labaratuara göre değişmekle birlikte ikili test sonucu genellikle en geç bir kaç gün içerisinde çıkar. Sonuç çıktığında mutlaka doktorunuza göstermelisiniz.
Sonuç normal yani düşük riskli ise ne anlama gelir? Sonuç yüksek riskli ise ne anlama gelir ve bundan sonra hangi yolları izlemelisiniz doktorunuz size anlatacaktır.

İkili test fiyatı kaç liradır? 

Testin yapıldığı hastaneye veya labaratuara göre değişebilir ancak ortalama 100 - 200 TL civarında değişmektedir.
SGK ve özel sigortalar anlaşmalı hastanelerde ikili test ücretini karşılamaktadır.

HAMİLELİK DÖNEMİ - HAMİLELİK DÖNEMİNDE NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR

hamilelik nasıl bir dönemdir,hamilelikte uyulması gerekenler,hamilelikte yapılması gerekenler neler,hamilelikte neler yenilmeli,hamilelikte sigara içilir mi,hamilelikte ilaç kullanımı,hamilelikte neler yapılmalıdır öğren,hamile hamilelerin yapması gerekenler,gebelikte hangi hafta ne için önemlidir,gebelik haftaları açıklamaları,gebelikte hafta hafta neler yapılmalıdır,gebelikte nelere dikkat edilmelidir,gebelik normalde kaç hafta sürüyor,ikili test nedir,üçlü test nedir,gebelikte annenin uyması gerekenler,gebe olanlar nasıl bir yol izlemelidir. 2li test nedir

Her kadın anne olmayı iste fakat hamilelik döneminden korkanlar da yani çekinenler de vardır, doğal olarak anne adayları hamilelik döneminden korkmakta haklılar da çünkü bambaşka bir dönem olan hamilelik dönemi öle hafife alınacak bir dönem değildir,
Anne adayları hamilelik döneminde oturup kalmaktan tutun, yiyip içmekten, ilaç kullanımına kadar her hareketine dikkat etmelidirler.
Zorlu bir dönem olan hamilelik dönemi sonrasında bebeklerini kucaklarına alan anneler bütün bu sıkıntıları hiç hatırlamıyorlar bile çünkü, bebeklerini kucaklarına aldıkları andan itibaren bambaşka bir dünyaya geçmiş olurlar, ANNE oluyorlar ve bebeklerini büyütmenin hazzı ve mutluluğu içinde yaşamlarına devam ediyorlar.
Peki Hamilelik Dönemi Nasıl Bir Dönemdir Anne Adaylarını Neler Bekliyor, Anne Adayları Hamilelikte Nelere Dikkat Etmelidirler.
Kendim ayrıca Zeynep Kamil Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinde teknisyen olarak çalışmaktayım ve bu yazımda sizlere hamilelik dönemimde nelere dikkat edilmesi konusunda bilgiler paylaşacağım umarım yardımcı olabilirim.

İşte Hamilelikte Dikkat Edilmesi Gerekenler
- Gebelik döneminde öncelikle dikkat edilmesi gereken konu ilaçlardır. Çünkü bu dönemde alınan ilaçlar artık sadece anneyi değil bebeği de etkileyecektir. Bu nedenle hamilelik boyunca doktorunuza danışmadan ağrı kesici dahil hiçbir ilaç kullanmamanız gerekir. Ayrıca doktorunuzun verdiği ilaçlara harfiyen uymanız gerekir. Bazı ilaçlar tahmin ettiğinizden de önemli olabilir.
- Hamilelerin dikkat etmesi gereken en önemli konulardan birisi de beslenme konusudur. Bu hem annenin normal miktarda ve normal hızda kilo alması için, hem de bebeğin gerekli ve değerli besin maddelerini alması için gereklidir.
- Gebelik sırasında sigara, alkol, uyuşturucu gibi maddelerden kesinlikle uzak durulması gerekir.
- Her insanın dikkat etmesi gerektiği gibi hamilelerin de hijyen kurallarına ve temizliğe daha çok dikkat etmesi gerekir. Çünkü hamilelik süresince alınabilecek enfeksiyonlar ve hastalıklar bebeği de etkileyebilecektir. bugunkihaber.blogspot.com
- Az da olsa kanama varlığında, yüksek ateş, şiddetli bulantı-kusma, şiddetli baş ağrısı varlığında ve başka önemli şikayetler varlığında zaman kaybetmeden hemen doktora başvurulmalıdır. Hamilelik döneminde bazı şikayetler ciddi problemlerin habercisi olabilir.
- Doktor muayene zamanlarına ve tahlil zamanlarına geciktirmeden zamanında uymak gerekir. Gebelik döneminde her tahlilin belli zamanı vardır, erteleyerek gittiğinizde çok geç olabilir.
- Hamilelikte rahat, vücudu sıkmayan kıyafetler tercih edilmelidir. Yüksek topuklu ayakkabılar giyilmemelidir. 2-3 cm topuğu olan rahat, ayağı sıkmayan ayakkabılar tercih edilmelidir.
- Kedi besleyenlerin bazı kurallara dikkat etmesi gerekir, kedinin dışkısıyla temas edebilecek yerlere dokunmamaları gerekir.
- Çay, kahve, kola gibi içeceklerin aşırı tüketilmemesi gerekir.
- Egzersiz ve spora gebelikte mutlaka doktorunuzun önerileri doğrultusunda zaman ayırmanız gerekir.
- Hamilelikte yolculuklarda mutlaka emniyet kemeri takılmalıdır.
- Diş fırçalama düzenli olarak yapılmalıdır, aksi halde gebelikte çürükleriniz artabilir.
- Röntgen ışınlarından uzak durulmalıdır. Her türlü tetkik ve inceleme yapılmadan önce kadın-doğum uzmanınıza danışın.


Kaynak - http://www.jinekolojivegebelik.com/2011/01/gebelikte-nelere-dikkat-edilmeli.html

DEMİRHİNDİ ŞERBETİ NEDİR - BAŞBAKAN'IN İÇTİĞİ DEMİRHİNDİ ŞERBETİ NEDİR

demirhindi şerbeti,demirhindi şerbeti nedir,demithindi şerbetinin faydaları,demirhindi şerbetinin yararları neler,demirhindi şerbetini nerden alabilirim,demirhindi şerbeti nasıl içilir,başbakanın içtiği  şerbetin adı,başbakan hangi şebeti içti,başbakan içtiği şerbet,recep tayyip erdoğanın içtiği şerbet, 




Geçtiğimiz gün Emniyet Genel Müdürlüğünün iftar yemeğine katılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan iftar yemeği sırasında kendisin ikram edilen Demirhindi şerbetini içti.
Demirhindi şerbetini beğenen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan şerbetin faydalarını öğrenince bir tane daha içti. Başbakan'ın Demirhindi şerbetini içmesinden sonra Demirhindi şerbetine talebin artması üretici firmalarının yüzünü güldürdü.
Başbakanın içtiği Demirhindi şerbetinin yararları saymakla bitmez, 40 çeşit baharattan oluşan Demirhindi şerbeti tamamen doğaldır.

Peki Başbakan'ın içtiği Demirhindi şerbeti nedir, nelere iyi gelir, nasıl yapılır, nerelerden alınır. Başbakan'ın Demirhindi şerbetini içmesinin ardından akıllara bu sorular geldi, ve herkes Demirhindi şerbetine yöneldi.

Sizlere bu yazımızda Demirhindi şerbeti hakkında bilgiler vermeye çalışacağız.

Demirhindi Şerbeti..

Baklagiller (Fabaceae) familyasından Afrika kökenli olmakla birlikte öteden beri bütün tropikal ülkelerde, özellikle de Hindistan ve Mısır'da yetiştirilen ağaç türü.
Demirhindi, 20-25 m boyunda büyük bir ağaçtır. Çiçekleri, dalların ucunda sarı ya da kırmızımsı salkımlar halinde bulunur.
Yaprakları yem olarak kullanıldığı gibi kaynatılarak içilen suyu solucan düşürücü olarak da kullanılır. Meyveleri yenebilir ve iç yumuşatıcıdır; ayrıca reçel ve içit yapımında da yararlanabilir.

Demirhindi ağacının olgunlaşmış meyveleri baharat olarak kullanılır. Tadı ekşi olan bu baharat çok besleyicidir. Birçok yemeğe, salatalara, çorbalara, turşulara katılır. Üzerine toz şeker serpiştirilerek çiğ olarak da tüketilebilir.
Ayrıca içki üretiminde, reçel ve şerbet yapımında da kullanılır. Demirhindi meyvesinin müshil ve iç yumuşatıcı bir etkisi vardır. Tahriş edici olmadığından tehlikesizce ve kolaylıkla kullanılabilir. 20 - 60 gramı müshil etkisi gösterir.
Çoğu zaman macun halinde alınır ve demirhindi macunu yapmak için 3 gr papatya tozu, 30 g sinameki, 50 g demirhindi yeterince şeker şurubuyla karıştırılır. Afrika mutfağında yaygın olarak kullanılmakla birlikte bugün Hint Asya ve Latin Amerika mutfağında da yemeklere verdiği ekşi tadı ve koyu rengi ile yer almaktadır.



Konu Hakkında YORUM Yapabilirsiniz.
Demirhindi Şerbetinden İçen Var mı?



başbakan hangi şerbeti begendi,başbakan demirhindi şerbeti içti,başbakan demirhindi şerbetini sevdi mi,başbakandan demirhindi şerbeti,demirhindi şerbeti nasıl nerde yapılır,demirhindi şerbeti kaç

Protein tozu kansere neden oluyor mu?

Protein tozu kansere neden oluyor mu?
Hayvansal ve bitkisel kaynaklardan elde edilen protein tozlarının kansere yol açtığı iddialarına uzmanlardan yanıt geldi.

 
Protein tozunun zararlı olup olmadığı ile ilgili konuşan uzmanlar protein tozlarının nasıl üretildiğini, neler içerdiğini ve ne zaman kullanılması gerektiğini açıkladı.
 
Protein tozlarının peyniraltı suyu, yumurta, et, süt, soya, bezelye ve pirinç gibi gıdalardan elde edildiğini belirten Hardline Nutrition Genel Müdürü Kemal Taşhan protein tozu üretiminin ve karışımlarının doğru gerçekleştirildiği takdirde proteinlerinden bir farkı olmadığını ve zararlı bileşen içermediğini söyledi.
 
Tüketicilerin kalitesine inandıkları ürünleri güvenle kullanabileceklerinin altını çizen Taşhan, protein tozlarının sadece sporcu beslenme ürünlerinde değil bebek mamaları, çocuk ek besinleri ve enteral beslenme ürünleri gibi özel gıdalar içerisinde de bulunduğunu söyledi. Taşhan merak edilen sorulara açıklık getirdi:
 
“Protein tozu, proteinden farklı bir şey değildir. Protein ise vücudumuzun ihtiyaç duyduğu en temel besin maddesidir. Protein tozu kansere yol açar mı? sorusu burada açıklık kazanmış oluyor. Protein tozları, kansere yol açmak bir yana vücuda pek çok yarar sağlamaktadır. Amerika’da yapılan araştırmalar, ‘whey protein’ olarak satılan protein tozlarının içerisinde bulunan bileşenlerin bağışıklık sistemini güçlendirdiği kanıtlamıştır. Kanada’da ve Amerika’da yapılan araştırmalarda ise ek gıda olarak toz şeklinde alınan whey proteini ve soya proteininin anti-kanser etkisinin olduğu belirtilmiştir. Dünya genelinde protein tozlarının tüketimi ile insan sağlığı üzerine olumlu etkilerini açıklayan ve kanıtlayan birçok araştırma ve bilimsel yayın mevcut“
 
Nasıl üretiliyor?
Protein tozlarının ileri teknoloji ile üretildiğine dikkat çeken Taşhan, hayvansal kaynaklı olan protein tozlarının veteriner kontrolünde bulunan hayvanlardan elde edildiğini, bununla birlikte sütünde ve etinde antibiyotik gibi kimyasalların bulunmasının mümkün olmayacağını belirtti. Bitkisel kaynaklı olan protein tozlarında ise GDO içerikli tohum kullanılmadığına dikkat çeken Taşhan, ilgili Bakanlıklar tarafından GDO analizi yapılarak GDO içermeyen bitkisel kaynaklı protein tozlarının ithal edildiğini vurguladı. Taşhan, protein tozlarının üretimi ile ilgili olarak;
 
“Protein tozlarının üretimi, düşük sıcaklıklarda, proteinin yapısı bozulmadan gerçekleştirilir. Ayrıca toz yapma sürecinde sprey kurutucular kullanıldığı için nem düşük seviyede tutulur ve mikrobiyolojik bozulma önlenmiş olur. Ayrıca protein tozu üretiminde toksik bileşen kullanılmaz“ diye konuştu.
 
İçinde protein tozu bulunan enerji içeceklerinin zararlı olduğu yönünde konuşan Prof. Dr. Canan Karatay’ın açıklamalarına değinen Taşhan, enerji içeceklerinin, protein tozundan dolayı değil, içerisindeki yüksek dozda bulunan fruktoz’dan dolayı zararlı olduğunu söyledi. Taşhan, protein tozlarının tek başına uygun ölçülerde gönül rahatlığı ile kullanılabileceğini sözlerine ekledi. milliyet

Sahte Zeytinyağı Nasıl Anlaşılır

Sahte zeytinyağı nasıl anlaşılır


Ülkemizde özellikle Ege dendiğinde akla gelen ve bu bölgenin mutfağındaki hemen her yemekte kullanılan zeytinyağı, kahvaltıların da vazgeçilmezi olarak hemen herkes tarafından bolca tüketilir.
Zeytinyağının birçok farklı bölgede yetişmesi mümkün olduğundan, piyasada da çok çeşitli asit oranlarına ve aromalara sahip zeytinyağları bulunmaktadır. Özellikle son yıllarda insan sağlığına yararlarının daha da fazla öğrenilmesiyle birlikte ülke genelinde daha fazla tüketilmeye başlanan zeytinyağının, piyasada ister istemez sahteleri de giderek artan bir şekilde türemeye başladı. Zeytinyağının sahtesinden kasıt, raf ömrünün uzatılması yahut sürümden kazanılması için hakiki zeytinyağının içine farklı yağlar ve katkı maddelerinin ilave edilmesidir. Tamamen saf bir zeytinyağı ile içine farklı yağlar ya da maddeler karıştırılmış yani sahte olan bir zeytinyağı arasındaki farkı renge bakarak anlamak mümkün olmayabilir.
DONDURUN

Zeytinyağı konusunda uzman olan kişiler koku ve tada bakarak zeytinyağlarının kalitesini çok kolay bir biçimde anlayabilse de, şüphesiz bunu yapabilmek için uzun yılların deneyimi gerekmektedir. Herkesin bu şekilde zeytinyağının kalitesini koku ve tat ile anlaması mümkün olmasa da, aslında sahte yağların donma derecelerine bakarak içinde katkı yağlar ya da diğer maddeler olduğunun anlaşılması mümkündür. Yaklaşık olarak 0 ile -6 derece arasında donan hakiki zeytinyağı, bu özelliğiyle sahte zeytinyağlarından kolay bir şekilde ayrılabilir. Zeytinyağının bu şekilde dondurulması halinde şayet yağın bir bölümünde donma yaşanmıyorsa, muhtemelen bu bölüm katkı yağı ilave edilmiş kısımdır. Şüpheye düşülmesi halinde bir miktar zeytin yağının buzdolaplarının derin dondurucusuna konması ve birkaç dakika beklenmesi halinde kısa sürede donması sağlanarak, sahten olup olmadığının anlaşılması muhtemeldir.
SU İLE AYRIŞTIRMA

Ayrıca zeytinyağının hakikisini anlamak için suyla karıştırılarak basit bir inceleme yapılması da mümkündür. Sahte zeytinyağlarının bazılarının içine şaşırtıcı gelse de makina yağı dahi karıştırılabildiğinden, su ile karıştırma yöntemiyle de sağlıklı bir fikir alınabilir ya da en azından şüphe etmek için geçerli bir nedene sahip olunabilir. Tüm bitkisel kaynaklı yağlar, üzerine su ilave edilmesi haline “dairesel tanecikler şeklinde” su yüzeyine çıkar ve yüzeyde de bu şekilde birleşmeye başlar. “Zeytinyağı gibi üste çıkmak” deyimi doğrultusunda herkesin bildiği üzere zeytinyağına su ilave edilmesi halinde yağ su yüzeyine çıkacaktır ancak zeytinyağının hakiki olmaması halinde suyun yüzeyini kaplayacak şekilde yani yandan bakıldığında ince bir çizgi oluşturacak şekilde birikme gözlemlenir. Su yüzeyine hemen yayılmayan ve yuvarlak damlacıklar halinde yüzeye çıkan yağların hakiki olduğu söylenebilir.


Kirazın Faydaları, Kirazın Yararları Nelerdir?

Uzmanlar, vitamin ve mineral deposuna sahip olan yaz aylarının sevilen meyvesi kirazın beyin sağlığından sindirim sorunlarına kadar birçok hastalığa faydalı olduğunu hatta aspirinden güçlü ağrı kesici özelliğinin bulunduğunu da belirtti.Tadı ve görünümü ile birçok kişinin favori meyvesi Kiraz'ın insan sağlığına yararlarını biliyormusunuz?
Uzmanlar, vitamin ve mineral deposuna sahip olan yaz aylarının sevilen meyvesi kirazın beyin sağlığından sindirim sorunlarına kadar birçok hastalığa faydalı olduğunu hatta aspirinden güçlü ağrı kesici özelliğinin bulunduğunu da belirtti.
Beyin sağlığı için büyük önem taşıyan kirazın bir çok faydasının olduğunu açıklayan uzmanlar, kirazın Alzheimer gibi hastalıklara yakalanma ihtimalini azalttığını belirtti.


Uzmanlar, “Kiraz yapısındaki besin lifi sayesinde kabızlığı önler, ishali keser ve sindirim sorunlarına çözüm olur. Hastalıklara karşı vücudun direncini artırır. Damar sertliğine, romatizma, gut hastalığı ve dizanteriye iyi gelir. Çok iyi bir ağrı kesici ve ateş düşürücü olan bu meyve sinirleri kuvvetlendirir” ifadelerini kullandılar.
Antioksidan özelliyke kansere karşı koruma sağlayan kirazın aynı zamanda kalp ve damar sağlığına karşı da insanları koruduğunu söyleyen uzmanlar, “Kiraz kolesterolü ve kan şekerini düşürür. Kanı temizler ve sivilce gibi cilt sorunlarını önler, yaşlanma belirtilerini geciktirir. İdrar söktürücü özelliğiyle kiraz; vücudu zehirli maddelerden temizler. Böbreklerin taş ve kum yapmasını önlediği gibi safra kesesi taşının dökülmesini sağlar. Vücuttaki fazla suyu atarak, zayıflamaya da yardımcı olur” diye konuştular.

Maden Suyunun Yararları

maden suyu faydalarıHavalar sıcakladıkça terle kaybedilen mineraller sıvı tüketimini daha da ön plana çıkarıyor. Maden suyu, içindeki mineraller sebebiyle çok sağlıklı bir içecektir ve insan sağlığını destekleyicidir.  Doğal maden sularında çözünmüş bulunan kalsiyum, magnezyum ve sodyum gibi ana mineraller, florür, iyot gibi eser elementler ve bikarbonat, sülfat gibi iyonların; bir dizi fizyolojik fonksiyonlar üzerine destekleyici etkileri olduğu ve bazı hastalıklar
için de yararlı olduğu bilinmektedir. Maden Suyu, Soda ile karıştırılmamalıdır. İkisinin farklarını Maden suyu ve Soda Arasındaki Farklar konumuzda bulabilirsiniz.


Maden Suyunun Faydaları

Maden Suyunun Sindirim Sistemine Faydası

Sindirim sistemi rahatsızlıklarının başlıca nedenleri az su içme alışkanlığı, yetersiz mineral desteği ve hareket azlığıdır. Sindirim sistemi rahatsızlıklarının başında da kabızlık gelir. Bu rahatsızlıkta sülfatlı maden suları çok yararlıdır. Bir şişe doğal maden suyu; içerdiği karbondioksit gazıyla, tok karnına içildiğinde sindirimi kolaylaştırır.Bikarbonat içeriğinin yüksek olması ise, asit fazlalığı, yanma ve ekşime ile seyreden mide hastalıklarında mide asidi fazlalılığını baskılayıcıdır. Yemekten önce ve yemek aralarında içilen maden suyu da tokluk hissi vereceğinden kilo vermenize yardımcı olur.

Maden Suyunun Cilde Faydası

Doğal maden suyunun cilt fizyolojisinin desteklediği, cildin gerekli olan su ve mineral ihtiyacını da karşılayarak cilde gergin, pürüzsüz ve canlı bir görünüm kazandırılmasına yardımcıdır. Diğer yandan maden suyu sadece içildiğinde değil, aynı zamanda dıştan sürüldüğünde de cildi canlandırır ve gençleştirir. 


Maden Suyunun Böbreğe Yararları

Doğal maden suları böbrek ve idrar yollarında taş oluşumunu önlemeye yardımcıdır. Özellikle bikarbonat, magnezyum ve kalsiyum içerikli yüksek mineralli maden suları; idrar yolu enfeksiyonlarında iltihabı geriletici etki gösterir. Boşaltım sisteminin birçok hastalığında böbrek fonksiyonlarını destekleme ve geliştirme amacıyla bolca doğal maden suyu içilmesi tavsiye edilir.

maden suyu yararları

Hamilelikte Maden Suyu Kullanımı 

Hamilelik döneminde ihtiyaç duyulan çeşitli minerallerin karşılanmasını sağlayan en önemli içecek maden suyudur. Maden suyu; içeriğinde bulunan zengin minerallerle hamileliğinizin sağlıklı geçmesini ve bebeğin gelişimi için ihtiyaç duyulan minerallerin karşılanmasını sağlar. Doğum sonrasında içilen maden suyu ise, anne sütünü artırmaya yardımcı olur.

Maden Suyunun Metabolizmaya Yararları

Doğal maden suları safra kesesi tembelliğinin giderilmesinde yararlıdır ve pankreas fonksiyonlarını destekler. Sodyum bikarbonatlı suların, diyabette insülinin etkisini güçlendirdiği biliniyor. Hem idrar miktarını, hem de idrarla ürik asit atılımını artırdığından, idrar yollarında oluşan taş oluşumunun önlenmesinde yardımcı olduğu da bilinmektedir.

Maden Suyu Ne Kadar Tüketilmeli

Uzmanlar tarafından her gün en az iki şişe tüketilmesi tavsiye edilen doğal maden suyu, böbrek ve idrar yollarındaki taş oluşumunu önlemeye yardımcıdır. Sokağa çıkılamayan aşırı yaz sıcaklarında evimizde ya da ofisinizdeki buzdolabında bulundurmanız tavsiye edilen maden suyu, sağlıklı ferahlamak için iyi bir seçimdir.

Gece İçki Satılmayacak 2013 İçki Yasağı

Yeni Alkol yasası kabul edildi...

Artık 22.00 ile 06.00 saatleri arasında alkollü içki satılması yasak...

  • İçki satışı saat 22.00 dan sonra yasak...
  • Yeni yasa ile alkollü içkilerin her ne surette olursa olsun reklamı ve tüketicilere yönelik tanıtımı yapılamayacak. Bu ürünlerin kullanılmasını ve satışını özendiren veya teşvik eden kampanya, promosyon ve etkinlik yapılamayacak. Ancak, alkollü içkilerin uluslararası düzeyde tanıtımına yönelik ihtisas fuarları düzenlenebilecek.

Yeni yasada neler var...
  • Televizyonlarda yayınlanan dizi, film ve müzik küplerinde alkollü içkileri özendirici görüntülere yer verilemeyecek.
  • Alkollü içkileri üretenler, ithal edenler ve pazarlayanlar, teşvik, hediye, eşantiyon, promosyon veya bedelsiz olarak alkollü içki dağıtamayacak.
  • Alkollü içkiler sunum izni verilen yerlerde açık olarak tüketilebilecek ve bu yerlerde tesis sınırları dışında tüketilmek üzere alkollü içki satışı yapılamayacak.
PEKİ SİZ BU KONUDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

YORUM YAPARAK DÜŞÜNCELERİNİZİ PAYLAŞABİLİRSİNİZ...


İçki Yasağı Üzerine Düşünceler

İçki, müslümanlık dininde geçerli sebeplere dayandırılarak haram kabul edilmiş, gerçekten de şişede durduğu gibi durmayan ve istenilmeyen bir çok soruna yol açabilen buna rağmen bir çok çeşidinin aşağı yukarı her kültürde bulunabileceği içene hoşluk verdiği söylenen bir içecek türü. Bu içecek yeni bir tasarı ile 24 yaşın altındakilerin alımına kapanacak ve açılış, balo gibi yerlerde içki servisi büyük ölçüde engellenecek.
Başlangıçta, taşkınlıkların, trafik kazalarının engellenmesi amacı ile verilen bu kararın mantıklı olduğu düşünülse de 24 yaş sınırı daha derin düşünceleri beraberinde getiriyor. Bir insanın içki içmek konusunda mantıklı karar verme yaşı 24 ise yani normal bir kişi kendi boğazından geçen içeceği mantıklı bir şekilde 24 yaşından önce tayin edemeyecekse yine aynı kişinin 18 yaşından itibaren devletin ve milletin geleceğini tayin etmek gibi ulvi ve çok daha önemli bir görevi yani seçim görevini yerine getirebileceğini düşünmek nasıl bir zihniyetin ürünüdür. Aynı örneğin tersini de düşünmek pekala mümkündür.
Bir diğer husus ise 20 yaşına gelen ve erkek olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, askerlik, yani vatanı muhafaza ve milletin geleceğinin güvencesi olma görevini üstlenmekteler, fakat bu görevi gerçekleştirirken kendi midelerine ne gideceğini belirleme vasfından yoksun olacaklar..
Gelelim açılış, balo gibi yerlerde içki servisinin yapılmayacak olmasına, bazı insanlar inançları gereği, kontrollerini kaybetmek istemediklerinden dolayı veya araba kullanacakları sebebiyle içki içmiyor olabilir, fakat sadece bazı insanlar içki içtikten sonra kaza yapacak veya taşkınlık çıkaracak düşüncesiyle, içki içen insanlardan bu hakkın alınması demokrasiye uygun değildir. Oraya gelen ve kanun karşısında reşit kabul edilen her insan kendisinden sorumludur, "Bu adamlar kesin kendilerine engel olamaz, iradesiz varlıklardır, içip içip problem çıkarırlar." düşüncesi, yani devletin, insanların iradelerine güvenmemesi sebebiyle onlara yasaklar koyması durumu, "Bu adamlar kesin kendilerine engel olamaz, iradesiz varlıklardır, bunlara balta satmayalım, dalları değil birbirlerini keserler veya bu sattığımız şırıngaları ilaç zerketmek için değil birbirlerine fırlatmak için alır bunlar" düşüncesinin bile yakında görülebileceğinin göstergesidir.
Eczanelerde ve hatta marketlerde bile rahatlıkla bulunabilen ve genelde 80 derece etanol yüzdesiyle üretilen kolonyaların ve temizlik veya sağlık alanında kullanılan metil alkol bileşenli yani içilemez olan ispirtonun da artık içilecek alkol kapsamına alınıp satımında yine 24 yaş sınırı isteneceği gerçeği ise mantık sınırlarımızı ne derece genişletmemiz gerektiğinin birinci dereceden göstergesidir.

Sonuç olarak, siz siz olun içkiye dur deyin, içki fiziksel olarak bir çok kötü sonuca ve hastalığa sebep olabileceği gibi sarhoşken yaptıklarınız, ayıldığınızda hatırlatıldığında veya sonuçları kendi gözünüzle gördüğünüzde psikolojik olarak da bir çok etkiye maruz kalabilirsiniz. Ancak bunları sadece kendi iradenize sahip olduğunuz için ve kendinize saygınız olduğu için uygulayın, yasaklar konulduğu için değil.

 
içki yasağı 2013, alkol yasağı 2013, alkol satışı 2013, alkol satışı yasak, gece alkol satışı yasaklandı, gece alkol satılmayacak, alkol yasağı, saat 22.00 dan sonra içki yasak, gece 10dan sonra içki yasak, saat 22.00 dan sonra içki satılmayacak, gece içki satışı, tekel içki satamayacak mı, alkollü içkiler yasak, bira yasak mı, rakı yasak mı, milli içki yasağı

Sağlıklı Zayıflamak İçin Öneriler Püf Noktaları Nelerdir?

• Her sabah uyanınca ilk iş oda sıcaklığında iki büyük bardak su için.

• Gün içinde en az üç litre su tüketin. Suya isteğinize göre taze sıkılmış limon suyu ya da elma sirkesi ekleyebilirsiniz.


• Yemekle birlikte kesinlikle su içmeyin. Yemeklerden yarım saat önce su tüketimini bırakın ve bir saat sonra tekrar başlayın.

• Her gün üç poşet karbonat ve bir çay kaşığı Himalaya tuzunu suda eritip için. Her bir poşet karbonat için bir bardak su tüketin. Bir çay kaşığı tuz da yine başka bardağa konacak ve içilecek.

• En büyük öğünü sabah 11:00 ve öğlenden sonra 16:00 arasında yeyin.

• Zayıflama kürünü uygularken siyah çay, kahve, gazlı içecek ve hazır kutulardaki meyve sularını kesinlikle içmeyin.

• Güneş batınca çorba dışında hiçbir şey yemeyin. Sebze ve mercimek çorbası serbest.

• Zayıflama kürü süresince süt, peynir, yoğurt, yumurta ve tavuk tüketmeyin.

• Ve ekmek... 11.00-16.00 arası dışındaki saatlerde ekmek yemeyin. Bu saatlerde de mutlaka kızarmış ve beyaz ekmek dış,ndakileri tüketin

• Her gün açık havadqa en az 30 dakika yürüyüş yapın. Park, koru, deiz kenarını tercih edin.

Zencefil Faydaları ve Nasıl Tüketilmeli

Zencefil, Şifalı bitkiler sınıfına girmektedir. Vietnam, Çin, Endenozya , Japonya gibi tropikal iklime sahip bölgelerde sık sık yetişen bir bitki türüdür.
Faydaları nelerdir ve nasıl tüketilmeli:
En belirgin özelliklerinin başında iştah açıcı özelliği vardır, Mide sorunlarında kullanılabilir, mide bulantısı, kusma, mide yanması gibi. Mide ve bağırsaklardaki gaz oluşumunu en aza indirir. İshal
problemlerine iyi gelir. Gaz yapıcı olduğu bilinen yemeklere toz ya da taze zencefil , bir yemek kaşığı kadar dökülerek pişirilebilir. Kalp ve damar sağlığı içinde çok faydalı bir bitkidir. Damarları açmasıyla, özellikle pıhtı oluşumlarını engellediği söylenmektedir. Doğal bir aspirin olarakda nitelendirilen zencefil, tıpkı aspirin gibi kanı sulandırır. Şeker ve diyabet hastalarının kullanmasını tavsiye etmiyoruz. Deniz, araba ve ameliyat sonrası anesteziye bağlı mide bulantılarını önlemede ya da geçirmede faydalı olduğu kanıtlanmıştır. İlaçların verdiği mide bulantısınada iyi geldiği söylensede , ilaç kullanan insanların doktarlarına danışmadan kullanmalarını tavsiye etmiyoruz. Zencefilin insanda kan dolaşımını artırmasına mütakip , vücuttaki ısıyı artırma gibi bir özelliği vardır, soğuk algınlığı, üst solunum yolu hastalıklarında , zencefili toz şeklinde bal ile karıştırarak, bir tatlı kaşığı yenilmesi faydalı olacaktır. Zencefil çayı yaparak da tüketilebilir. Zencefil çayı yapmak için 250ml yani ortalama bir soda şisesi kadar suya toz olarak 1 çay kaşığı, taze olarak nohut tanesi kadar bir parça atılarak kaynama derecesine yani fokurdamaya yakın bir anda ocaktan alınmalı 3-5 dakika kadar bekledikten sonra limon dilimleri atılarak tüketilmelidir. Sadece sıcak değil, bu işlemi yaptıktan sonra soğumasunı bekliyerek içerisine buz kalıpları taze nane, limon katarak , sıcak yaz günlerinde serin ve sağlıklı içecek yapabilirsiniz. Hepimizin evinde demlediği çayımıza, demleme esnasında katarak hoş bir aroma elde edebilirsiniz. Doğum yapmış annelerin süt miktarlarını artırdığı dile getirilsede doktorunuza danışmadan tüketmeyiniz!. Zencefil enerji verme özelliğiylede bilinir. Halsizlik için birebirdir. İştah açar ve cinsel gücü arttırır, cinsel gücü artırmasındaki mantık ise, kan damarlarını açıp, kanı sulandırarak vücut iç ısısını artırması olarak tahmin etmekteyiz. Amerika Michigan Üniversitesi’nde zencefil üzerine yapılan çalışmalarda ise , zencefilin yumurtalık kanseri hastalığına iyi gelebileceği yönünde olumlu sonuçlar aldıklarını duyurdu. Kemoterapi gören kanserli hücrelere zencefil enjekte edilmesiyle , bu kanser hücrelerinin kemoterapiye bağışıklık sağlamalarının önüne geçilmiş, kanser hastalarımızın bu yazımızdan yola çıkarak doktorlarına danışmadan tüketmelerini tavsiye etmiyoruz. Evinizde taze olarak yetiştirmeniz mümkündür.

Dünyada hemen hemen bütün ülkelerde kullanılan faydalarından sıklıkla yararlanılan doğal bitki zencefilin sağlığa sağladığı yararlarda saymakla bitmez. En belirgin faydası soğuk algınlığı, grip ve öksürüğü tedavi edici olmasıdır.

Zencefil kökünün bileşiminde önemli etken maddeler var. Taze zencefil etken madde bakımından daha zengin; yüzde 80 su, yüzde 2 protein, yüzde 1 yağ, yüzde 12 nişasta, kalsiyum, fosfor, demir, B ve C vitamini içeriyor. Kuru zencefilde su oranı yüzde 10.



zencefilin faydaları


Zencefilin Faydaları Nelerdir


Grip, soğuk algınlığına iyi gelir.
Vücudu ısıtıp sıcaklık yaymasının yanında boğaz ağrılarını ve şişkinliklerini geçirmede de zencefil çok yararlıdır. Grip sırasında bunu içmek hastalığı atlatmanızı sağlamasa da hastalığınız süresince rahatlamanıza yarar sağlar.

Zerdeçal ve zencefili sofradan eksik etmeyin. Her gün yarım bardak yoğurda ekleyeceğiniz birer çay kaşığı toz zencefil ve toz zerdeçal müthiş bir kış desteğidir.

Mikropları öldürücü.
Zencefil enzimlerle çalışarak mikropların vücüttan arındırılmasına yardımcı olur. Özellikle bazı mikroplarda zencefil çok etkilidir.



Cilt hastalıklarına iyi gelir
Çağımızın en büyük sorunlarından biri de cilt hastalıkları. Bunların çoğunun kesin çözümü yok ama zencefil bir çoğuna sürekli uygulanması halinde çok iyi gelmekte. Özellikle cilt kızarıklıklarına uygulandığı takdirde zamanla kızarıklıkları geçiriyor.



zencefil
Rahim kanseri hücrelerini öldürür
Her ne kadar mucize bir etkisi olmasa ve sadece tedaviye yardımcı olarak kullanılabilecek olsa da zencefilin rahim kanseri hücrelerini yok ettiği ve büyümelerini durdurduğu tespit edilmiştir. Bağışıklık sistemini güçlendirmesi de bu tür bir hastalıkta yararlıdır.


Kolon kanserini önler
Akciğer kanserinden daha yaygın bir tür olan kolon kanserinin önlenmesinde, son araştırmalar zencefilin büyük önem taşıdığını gösteriyor. Hastalığın tedavisi sırasında da iltihapı önleyici ve kanser hücrelerini büyümesini engelleyici yarar sağladığı için zencefil hekimlere ve hastalara çok yardımcı oluyor.




Ağrıları azaltır
Çok güçlü vitamin ve mineral kaynağı olan zencefil aynı zamanda doğal bir ağrı kesicidir. Ağrıları azaltmasının yanında yaralı bölgenin iyileşme sürecine de önemli katkılar sunar.


Bağışıklık sistemini güçlendirir
Ter bezleri antimikrobiyal dermcidin üreticisidirler. Zencefil acı bir baharat olduğundan vücudu ısıtır ve bu üretimin artmasını sağlar. Bu sayede tenimiz ve vücudumuzun bağışıklık sistemi artar ve biz hayat mücadelesine başka konuları kafaya takarak devam edebiliriz.


Üreme sorunlarını giderir
zencefilin yararlarıÖzellikle kadınların regl öncesi sancılarını gidermede ve erkeklerin üreme sistemlerinin daha iyi çalışmasına yardımcı olur. Şüphesiz böyle bir tedavide doktor kontrolü olmadan kullanım fayda sağlamayacağı gibi zararlı da olabilir.


İltihap giderici
İltihapları ve iltihapların yarattığı diğer sorunları azaltmada zencefilin yararı Çin’de çok uzun zamandır bilinmekte ve kullanılmaktadır. Zencefilin içinde bulunan gingerol gibi bazı maddeler tamamen iltihap tedavisinde kullanılabilmektedir.


Rahat uyumayı sağlıyor
Uykusuzluk, kas ağrısı, sabit kusma gibi belirtilerle hasta olan bir kişi, zencefil ve baldan yapılmış çay içerlerse terleme olur, ağrılar azalır, ateş düşer ve derin bir uyku gelir.


Enfeksiyon sonucu oluşan ateşleri düşürmede de ucuz, hazırlanması kolay, güvenli bir ilaç olan zencefil; insanlığa tarihten gelen bir mirastır.

Damar tıkanıklığını önlemeye yardımcı olmasının yanı sıra kan damarlarını genişleterek romatizma ağrılarının hafiflemesine de yardımcı olur.

-Kolesterolü düşürmeye yardımcıdır.
- İştah açar.
-Bağırsak bozukluklarını giderir. İshali keser.
-Yatıştırıcı ve gaz söktürücüdür.



Zencefili Nasıl Kullanılır ? - Zencefil Nasıl Yenir - Zencefil Nasıl Tüketilir


zencefil çayı nasıl yapılır1- Zencefil çaylarla birlikte alınabilir özellikle yaş zencefil dilimlenerek fincan içerisine konmuş çayda bekletilir.
2- Toz halindeki zencefil bal ile özenerek alınabilinir.
3- Ayrıca çay, bal, zencefil karışımı da oldukca etkili bir tiryaktır.
4- Zencefilin diğer bir alınma yöntemi de zencefilli yemek, pasta ve tatlılarla olmaktadır.


NOT: Zencefilin yaş ve taze olarak alınması tavsiye edilen bir yöntemdir.Özellikle toz halinde kullanımı en sık tercih edilen kullanım şeklidir. Ayrıca kökleri dilimlenerek parçalar halinde de kullanılmaktadır.

Dört Böbreği İle Tıp Dünyasını Karıştırdı



İngiltere'de bir böbreğinden operasyon geçirmek üzere hastaneye giden 20 yaşındakiJessica Curphey'in operasyon sırasında dört böbreği olduğu ortaya çıktı.

Daily Mail'in haberine göre, Curphey belininsağ tarafında hissettiği dayanılmaz ağrılarnedeniyle doktora başvurdu. İdrar enfeksiyonu teşhisi koyulan Curphey, tedaviiçin antibiyotik kullanmaya başladı. Ancak St. Helier Hastanesi’nde yapılan taramalarsonucunda Curphey’in şikayetlerinin sebebinin enfeksiyon değil, sağ böbreğinde bulunan 17 santimetre çapındaki bir kist olduğu tespitedildi.

Yaklaşık 10 gün sonra yapılan daha detaylıtestlerde ise Curphey’in sağ tarafında ikiböbreği olduğu ortaya çıktı. Kist zannedilenikinci böbrek hasarlı olduğu için operasyonlaalındı. Operasyon sırasında cerrahlar çoknadir görülen bir duruma şahit oldu ve Curphey’de dördüncü bir böbrek daha bulundu.

Cerrah Robyn Webber, "Bir vücudun tek bir yanında üç böbrek olması az rastlanan bir durum.Tüm dünyada bu durumda 100 hasta bile yoktur" açıklamasında bulundu. Curphey iseduygularını şu sözlerle anlattı

"En başta nasıl hissedeceğimi bilemedim, herkes bana konuyla ilgili farklı şeyler anlatıyordu.Şimdi insanlara fazladan bir böbreğim olduğunu söylediğimde onların tepkilerini izlemek keyiflioluyor."

Curphey şu an Birleşik Krallık Böbrek Araştırmaları’na destek olmak için para biriktiriyor.

Protein Bar Nasıl Yapılır?

Kendi başına, paket halinde aldığın protein barın beşte bir fiyatına gliserin, şekersiz ve katkı maddesiz mükemmel bir protein barı hazırlayabilirsin!



Çok kolay yapabileceğin bu protein barının düşük yağlı, lif açısından çok zengin olması spor yaparken gelişimine fazlasıyla yardımcı olacaktır. Tercihen daha lezzetli hale gelmesi için üzerine %100 doğal fıstık ezmesi sürebilirsin. En etkin verimi alabilmek için bir protein içeceği ile beraber kullanılabilir.

Tamı tamına 7 dakika içerisinde çok kolay bir şekilde yapabileceğin protein barının nasıl yapıldığını açıklıyorum:

Malzemeler:

  • 3 Adet ½ Kap Yulaf
  • 1 Kap Şekersiz Şurup
  • ¼ Kap Portakal Suyu
  • ½ Kap Toz Halinde Yağsız Süt
  • 2 Dövülmüş Yumurta Beyazı
  • 1 Yemek Kaşığı Vanilya
  • 4 Ölçek Çikolata ya da Vanilyalı Protein Tozu
  • ¼ Kap Doğal Elma Püresi
Yapılış:

Fırını önceden 300˚ ısıt. Kuru malzemelerin tamamını bir kabın içine koy ve iyice karıştır.

Bir diğer kapta portakal suyunu, şekersiz şurubu, yumurta beyazını ve elma püresini harmanlayıp karıştır.

Ardından tamamını karıştırdığımız kuru malzemeleri sıvıları malzemelerden oluşan karışıma kat ve kurabiye hamuru gibibir kıvama gelene kadar iyice karıştır.

Hamuru pişirme kağıdına yay. Kalın barlar için 9x12'lik pişirme çanağı kullan. Kenarlar gevrek ve kahverengileşinceye kadar öncden ısıttığın fırında 250˚ de pişir. Bu yaklaşık 15 dakika kadar sürer. Piştikten sonra 10 parça bara bölerek kes ve hava almayan bir kapta dondur. Hepsi bu kadar. Afiyet Olsun.

Önemli Not:
Elma püresi yağ yerine kullanılmıştır. Fazla nem sağlar ama yağ olmaz ve tadını değiştirmez. Ayrıca barları donmuş olarak ya da mikrodalga fırında ısıtarakta yiyebilirsin.

Protein Bar Nasıl Yapılır? - Denizin Blogu

ECBannerFree Automatic Backlinks Free Automatic Backlinks Free Automatic BacklinksFree Automatic Backlinks Free Automatic BacklinksFree Automatic Backlinks
Güncel Blog Sayfası * Online Tv Sayfası * Online Radyo Dinle * Günlük Gazeteler * Kimineli Blog * Site Kayit * Beles Radyo * Cep Telefonları * Digg * Altın Döviz Borsa * Ödevler * Arama Motoru * İndirim Ariyorum * Yemek Tarifi * Free Backlink * SEO Yarışmaları * Memur Blog * Turbo Ping * Yalan Dünya Dizisi * Koyu Kırmızı Dizisi * Ayrılık Olmasa Dizisi * Ha Babam Uzay Dizisi * Memur Blog * Bebek Vadisi * Dinle123 * 1 Baksana * Zarfat * Memurblogspot * gazete * memurcep * acemtr * İşler Güçler Dizisi * Kötü Yol Dizisi * Veda Dizisi * Yeni Vadi * SSK SGK BAĞKUR SORGU EKRANI* ARIYORDUM * Ekonomi * Sigorta Kasko * World Cup 2014 * Komedi Var * Samsung galaxy S5 * iphone 6 * Turbo ping Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Copyright © 2011 Memur Vadisi | Sitemap | Rss | Ping | Ping 2 |
Google Ping Pingomatic
 
Blogger tarafından desteklenmektedir.